Back to top
ali_gharavi.jpeg

Ali Gharavi

HRD

Şiddetsizlik ilkesine inanıyoruz ve sadece bu ülkelerin yasal çerçevesiyle çalışan kuruluşlarla çalışıyoruz.

Ali Gharavi, İran-İsveçli bir yazar, oyun yazarı ve bilgi teknolojisi stratejisi danışmanıdır.

Robotik odaklı, Elektrik Mühendisliği alanında yüksek lisans eğitimi alan Ali, Amerika Birleşik Devletleri Minneapolis'te bulunan ve işkence mağdurlarına doğrudan destek verilmesi ve işkence ve insanlık dışı muamelenin sona ermesi için uluslararası savunuculuk gerçekleştiren İşkence Kurbanları Merkezi'nde (CVT) Bilgi Teknolojileri şefi olmadan önce kurumsal sektörde çalışarak birkaç yıl geçirdi. Ali,CVT'de Bilgi Teknolojisi stratejisinden sorumluydu ve aynı zamanda CVT'nin "İnsan Hakları İçin Yeni Taktikler" projesine katkıda bulundu.

Ali daha sonra Taktik Teknoloji Kolektifi için çalışmaya zaman ayırdı, "Gizlilik ve İfade" programlarını yönetti, çevrimiçi gizlilik ve güvenlikle ilgili konularda kamu bilincini artırmaya çalıştı ve İnsan Hakları Savunucularının dijital strateji ve güvenlik için araçlara ve kaynaklara erişimini kolaylaştırdı. Son üç yıldır bağımsız bir danışman olarak Ali, insan haklarını ve kalkınma çalışmalarını sürdürme ve güvence altına alma stratejileri konusunda saygın İnsan Hakları ve Kalkınma kuruluşları (Hivos, Front Line dahil) ile işbirliği yapmıştır. İnsan hakları savunucularına daha iyi destek sağlamak için psikososyal bakım, koruma ve dijital strateji uzmanları arasında işbirliğini kolaylaştırdı. Ali ayrıca STK'lara bilgi teknolojilerini kullanma konusunda öğretim ve koçluk konusunda daha iyi etik ve pedagojik standartları zorlamada önemli bir rol oynamıştır. Ali Ravi  adı altında yazarak insan hakları savunucuları için bir dizi materyale katkıda bulunmuştur.
 

Türkiye'deki insan hakları savunucuları taciz, tehdit, gözetim, ifade özgürlüğü, örgütlenme ve toplanma haklarının ihlali, cezai kovuşturma dahil adli tacize, şiddetli saldırılara, uzun keyfi gözaltı ve kötü muameleye maruz kalıyor. Ciddi insan hakları ihlallerinin cezasız kalmasını kınadıkları, cinsel hakları savundukları, aşırı milliyetçi ağları araştırdıkları, işçi haklarını savundukları ya da vicdani ret hakkını savunma konusundaki çalışmaları dolayısıyla hedef haline geliyorlar.

Türkiye'nin terörizme ilişkin aşırı geniş bir tanımı, terörizme yönelik lojistik ya da maddi desteğe ilişkin çok az kanıt ile kişilere karşı terör suçlamalarının keyfi olarak uygulanmasına izin veriyor. Şiddet içermeyen konuşmalar ve yazılar yoluyla Kürt meselelerine ilişkin kaygılarını dile getirdikleri için çok sayıda insan tutuklanıyor ve terörle ilgili suçlarla suçlanıyor. Siyasi figürler, belediye başkanları, insan hakları avukatları, gazeteciler, entelektüeller, akademisyenler ve insan hakları savunucuları - hepsi yasadışı Kürdistan İşçi Partisi (Partiya Karkerên Kürdistan, PKK) veya Kürdistan Topluluklar Birliği (Koma Ciwakên Kürdistan, KCK)  ile bağlantılı olmakla suçlanıyor