Back to top

Akademisyen Bülent Şık’a yargısal taciz

Durum: 
Yargılanıyor
Vaka Hakkında

Akademisyen ve insan hakları savunucusu Bülent Şık’ın yargılandığı davanın ilk duruşması 7 Şubat 2019 tarihinde İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’inde gerçekleşti. Bülent Şık, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ve insan sağlığını tehdit eden kimyasal kirliliğe ilişkin araştırmanın sonuçlarını Nisan 2018 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınladığı yazılar aracılığıyla halka açıkladığı için “göreve ilişkin sırrın açıklanması,” “yasaklanan bilgileri temin” ve “yasaklanan belgeleri açıklama” suçlamalarıyla 5 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Bir sonraki duruşma 30 Mayıs 2019 tarihinde gerçekleşecek.

İnsan hakları savunucusu ve akademisyen Bülent Şık’a açılan davanın ilk duruşması 7 Şubat 2019’da Çağlayan Adliyesi’nde İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görülecek. Bülent Şık, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ve insan sağlığını tehdit eden kirliliğe ilişkin araştırmanın sonuçlarını halka açıkladığı için “göreve ilişkin sırrın açıklanması,” “yasaklanan bilgileri temin” ve “yasaklanan belgeleri açıklama” suçlamalarıyla 5 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.

Bülent Şık Hakkında

Bulent SikBülent Şık, halk sağlığı, gıda güvenliği ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı gibi konularda çalışan bir insan hakları savunucusudur. Daha önce gıda ve sulardaki kimyasal madde kalıntıları ve bunların insan sağlığına etkileri gibi konularda araştırmalar yaptı. Bülent Şık aynı zamanda Akdeniz Üniversitesi’nde akademisyen olarak ve üniversite bünyesindeki Gıda Güvenliği ve Tarımsal Araştırmalar Merkezi’nde Teknik Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. 2016 yılında Barış için Akademisyenler tarafından yayınlanan barış bildirisine imzacı olan Bülent Şık, bu sebeple Kasım 2016’da 677 sayılı KHK ile görevinden uzaklaştırıldı. Barış bildirisine imza attığı için hakkında “terör örgütü propagandası” yapmak suçlaması ile geçtiğimiz yıl dava açıldı ve İstanbul 22.

12 Nisan 2019
Bülent Şık aleyhine açılan dava devam ediyor, bir sonraki duruşma Mayıs’a ertelendi

Akademisyen ve insan hakları savunucusu Bülent Şık’ın yargılandığı davanın ilk duruşması 7 Şubat 2019 tarihinde İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’inde gerçekleşti. Bülent Şık, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ve insan sağlığını tehdit eden kimyasal kirliliğe ilişkin araştırmanın sonuçlarını Nisan 2018 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınladığı yazılar aracılığıyla halka açıkladığı için “göreve ilişkin sırrın açıklanması,” “yasaklanan bilgileri temin” ve “yasaklanan belgeleri açıklama” suçlamalarıyla 5 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Bir sonraki duruşma 30 Mayıs 2019 tarihinde gerçekleşecek.

7 Şubat 2019 tarihinde gerçekleşen duruşmada Bülent Şık kendisine yöneltilen bütün suçlamaları reddetti. Bülent Şık savunmasında, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen söz konusu araştırmanın kamu sağlığını ve özellikle çocukların sağlığını ciddi anlamda tehdit eden kimyasal kirliliğin nereden kaynaklandığına ilişkin çok önemli bilgiler içermesine rağmen Sağlık Bakanlığı’nın araştırmadan elde edilen bilgileri açıklamadığını ve kamu sağlığını korumaya yönelik herhangi bir önlem almadığını ifade etti. Aynı zamanda Bülent Şık’ın avukatları kovuşturmanın genişletilmesi talebinde bulunarak mahkemeden ilgili kamu kurumlarına söz konusu araştırmanın sonuçları dikkate alınarak kamu sağlığını korumak adına ne gibi önlemler alındığının sorulmasını talep etti, ancak bu talep kabul edilmedi.

Mahkeme Sağlık Bakanlığı'na bir yazı yazarak davaya konu araştırmanın gizli tutulması gereken bir araştırma olup olmadığını sordu. Mahkeme ayrıca Bülent Şık’ın Cumhuriyet Gazetesi'nde araştırma sonuçlarını açıkladığı yazılar dışında bu konuda medyada başka haberlerin, yazı veya yorumların yer alıp almadığını araştırmak için bir bilirkişi görevlendirmesi yaptı. Sağlık Bakanlığı’nın ve bilirkişinin ilgili sorulara cevap vermek için 30 Mayıs 2019 tarihinde gerçekleşecek duruşmaya kadar süresi var.

Bununla birlikte, savcılık Bülent Şık aleyhine sosyal medya paylaşımları sebebiyle ve “terör örgütü propagandası” yapma suçlamasıyla açılan soruşturma ile ilgili 16 Ocak 2019 tarihinde takipsizlik kararı verdi. Soruşturma, Bülent Şık’ın silahlı çatışmanın çevre ve halk sağlığına  olumsuz etkilerini ele aldığı dört adet yazısını Bianet adlı haber sitesinde yayınlaması ve Bülent Şık’ın Türk Tabipler Birliği tarafından yayınlanan ‘Savaş bir Halk Sağlığı Sorunudur’ isimli basın bildirisini sosyal medya hesapları üzerinden paylaşması üzerine açılmıştı.

Front Line Defenders sosyal medya paylaşımları sebebiyle Bülent Şık aleyhine açılan soruşturmanın kapatılmış olmasını memnuniyetle karşılamakla birlikte, Bülent Şık’a aleyhine devam eden dava ve kendisine yöneltilen suçlamalardan hala büyük endişe duymakta ve bunların yalnızca kendisinin meşru ve barışçıl bir şekilde yürüttüğü insan hakları faaliyetlerine ilişkin olduğuna inanmaktadır.

29 Ocak 2019
Bülent Şık’a Sağlık Bakanlığı raporunu açıklamaktan dava açıldı

İnsan hakları savunucusu ve akademisyen Bülent Şık’a açılan davanın ilk duruşması 7 Şubat 2019’da Çağlayan Adliyesi’nde İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görülecek. Bülent Şık, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ve insan sağlığını tehdit eden kirliliğe ilişkin araştırmanın sonuçlarını halka açıkladığı için “göreve ilişkin sırrın açıklanması,” “yasaklanan bilgileri temin” ve “yasaklanan belgeleri açıklama” suçlamalarıyla 5 yıldan 12 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor.

Acil Eylem Çağrısını İndir (PDF)

Bülent Şık, halk sağlığı, gıda güvenliği ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı gibi konularda çalışan bir insan hakları savunucusudur. Daha önce gıda ve sulardaki kimyasal madde kalıntıları ve bunların insan sağlığına etkileri gibi konularda araştırmalar yaptı. Bülent Şık aynı zamanda Akdeniz Üniversitesi’nde akademisyen olarak ve üniversite bünyesindeki Gıda Güvenliği ve Tarımsal Araştırmalar Merkezi’nde Teknik Müdür Yardımcısı olarak görev yaptı. 2016 yılında Barış için Akademisyenler tarafından yayınlanan barış bildirisine imzacı olan Bülent Şık, bu sebeple Kasım 2016’da 677 sayılı KHK ile görevinden uzaklaştırıldı. Barış bildirisine imza attığı için hakkında “terör örgütü propagandası” yapmak suçlaması ile geçtiğimiz yıl dava açıldı ve İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılaması devam ediyor.

2011 ile 2016 yılları arasında, Sağlık Bakanlığı tarafından Kocaeli, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ ve Antalya illerinde kanserojen kimyasalların toprağa, yeraltı ve yerüstü sularına, çeşitli gıdalara ve havaya ne ölçüde karıştığı ve bunun insan sağlığı açısından nasıl bir risk oluşturduğunu belirlemeye yönelik kapsamlı bir halk sağlığı çalışması yürütüldü. Bülent Şık da bu çalışmada görev alan akademisyenlerden biriydi. 2016 yılında Barış için Akademisyenler tarafından yayınlanan barış bildirisini imzaladıktan sonra araştırma projesinden ayrılmaya zorlandı.

İlerleyen dönemde Sağlık Bakanlığı’nın araştırma bulgularını açıklamadığını ve halk sağlığını koruyucu herhangi bir önlem almadığını fark eden Bülent Şık, araştırma sonuçlarını halka açıklamaya karar verdi. 16 ile 19 Nisan 2018 tarihleri arasında Cumhuriyet gazetesinde bulgularını açıklayan dört günlük bir yazı dizisi yayınladı.

Sağlık Bakanlığı’nın suç duyurusunda bulunması üzerine Bülent Şık aleyhine soruşturma açıldı ve iddianame hazırlandı. İddianame önce Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yazılmış ancak ilgili mahkeme iddianameyi geri göndermişti. Daha sonra Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan ve savcı tarafından mahkemeye sunulan iddianame kabul edildi. Bülent Şık’ın “göreve ilişkin sırrın açıklanması”, “yasaklanan bilgileri temin” ve “yasaklanan bilgileri açıklama” suçlamalarıyla yargılandığı davanın ilk duruşması 7 Şubat 2019 tarihinde saat 10.45’te Çağlayan Adliyesi’nde görülecek.

Ceza davasının yanı sıra yakın zamanda Bülent Şık aleyhine sosyal medya paylaşımları sebebiyle “terör örgütü propagandası” yapma suçlamasıyla bir soruşturma daha açıldı. İnsan hakları savunucusu, 5 Ocak 2019 gününde ifade vermek üzere savcılığa çağrıldı. Savcılıkta kendisine Bianet’te yayınlanan ve silahlı çatışmanın çevre ve halk sağlığına  olumsuz etkilerini ele aldığı dört adet yazısı hakkında sorular soruldu. Ayrıca Türk Tabipler Birliği tarafından yayınlanan ‘Savaş bir Halk Sağlığı Sorunudur’ isimli basın bildirisini sosyal medya üzerinden paylaşmış olması da soruşturma dosyasında yer aldı. Savcılığın ilerleyen haftalarda soruşturma dosyası hakkında bir karara varması bekleniyor.

Front Line Defenders, Bülent Şık’a karşı yöneltilen dava ve suçlamalardan büyük endişe duymakta ve bunların yalnızca kendisinin meşru ve barışçıl bir şekilde yürüttüğü insan hakları faaliyetlerine ilişkin olduğuna inanmaktadır.