Back to top

ISTANBUL 10 TÜRKİYE'DE SERBEST BIRAKILDI

Durum: 
Serbest bırakıldı
Vaka hakkında

22 Kasım 2017 günü, Istanbul 10 olarak bilinen insan hakları savunucuları ile birlikte Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç’ın ikinci duruşması İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mahkeme, 25 Ekim 2017 tarihinde serbest bırakılan insan hakları savunucuları Özlem Dalkıran, Nejat Taştan ve Şeyhmus Özbekli’ye getirilen yurtdışı çıkış yasağını kaldırırken Taner Kılıç’ın tutukluluğunun devam etmesine karar verdi. Gelecek duruşma tarihi ise 31 Ocak 2018 olarak belirlendi.

Hakkında

Nalan Erkem, Şeyhmuz Özbekli ve Özlem Dalkıran, Avrupa’nın her yerinde barış, demokrasi ve sivil toplumu destekleyen Helsinki Yurttaşlar Derneği adına çalışmalar yürütmekteler. İdil Eser, Af Örgütü Türkiye’nin direktörü. Veli Acu ve Günal Kurşun, ülkedeki insan hakları ihlallerini izleyen İnsan Hakları Gündemi Derneği yönetim kurulunda yer alıyorlar. İlknur Üstün, cinsiyet eşitliği ve kamu hayatına kadın katılımını destekleyen Kadın Koalisyonu üyesi. Nejat Taştan, eşitliği savunan ve bağımsız seçim izleme gerçekleştiren Eşit Haklar İçin izleme Derneği’nin koordinatörü. Ali Gharawi ve Peter Steudtner ise insan hakları savunucuları ve kalkınma örgütlerini destekleyen Hollanda Kalkınma Örgütü HIVOS ile ortak çalışan danışmanlar.

22 Kasım 2017
İstanbul 10 ve Taner Kılıç’ın ikinci duruşması tamamlandı

22 Kasım 2017 günü, Istanbul 10 olarak bilinen insan hakları savunucuları ile birlikte Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç’ın ikinci duruşması İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mahkeme, 25 Ekim 2017 tarihinde serbest bırakılan insan hakları savunucuları Özlem Dalkıran, Nejat Taştan ve Şeyhmus Özbekli’ye getirilen yurtdışı çıkış yasağını kaldırırken Taner Kılıç’ın tutukluluğunun devam etmesine karar verdi. Gelecek duruşma tarihi ise 31 Ocak 2018 olarak belirlendi.

Dava, sabah saat 10.00’da Taner Kılıç’ın tutuklu bulunduğu Şakran Cezaevinden video bağlantısı aracılığıyla gerçekleştirdiği savunma ile başladı. Daha sonra ise Eşit Haklar için İzleme Derneği’nden Nejat Taştan ve Hak İnsiyatifi’nden Şeyhmuz Özbekli savunmalarını gerçekleştirdi. Hak savunucularının avukatları müvekkillerine uygulanan adli kontrol şartının kaldırılması ve beraat talebinde bulundu.

26 Ekim 2017
İstanbul 10 tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Front Line Defenders, İstanbul 10 olarak bilinen insan hakları savunucularının 22 Ekim 2017 tarihinde yapılacak ikinci duruşmaya kadar tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmalarından memnuniyet duymaktadır. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç’ın serbest bırakılması ve beraati için ise Türk makamlarına çağrıda bulunmaktadır.

25 Ekim 2017 tarihinde, İstanbul 35’inci ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen ilk duruşmada İstanbul 10 serbest bırakıldı. İstanbul 35’inci Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Başsavcılığı tarafından terörle ilişkili suçlara istinaden düzenlenen iddianameyi 16 Ekim 2017 günü kabul etmişti. Dava, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç’ın davasıyla birleştiridi ve 22 Kasım 2017 gününe ertelendi.

Davayı gözlemlemek üzere İstanbul’da bulunan Front Line Defenders Direktör Yardımcısı Andrea Rocca;

“10 insan hakları savunucusunun serbest bırakılması rahatlatıcı olsa da; bu insanların başkalarının haklarını korudukları için 3 aydan fazla bir süre hapis yatmış olması bir felakettir. Mahkemede verdikleri ifadelerde de anlaşıldığı üzere hayat boyu süren eşitlik ve adelet arayışları gözününe alındığında maruz kaldıkları suçlamalar kesinlikle saçma” dedi.

5 Temmuz 2017  günü, İnsan Hakları Gündemi Derneği’nden Veli Acu ve Günal Kurşun; Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nden Direktör İdil Eser; Yurttaşlık Derneği’nden Özlem Dalkıran ve Nalan Erkem; Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün; Hak İnsiyatifi’nden Şeyhmus Özbekli; Eşit Haklar İzleme Derneği’nden Nejat Taştan ve Hollanda  merkezli Kalkınma Ajansı HİVOS ile işbirliğinde bulunan danışmanlar Ali Gharavi ve Peter Steudtner İstanbul, Büyükada’da gerçekleştirdikleri bir eğitim esnasında gözaltına alınmıştı. 18 Temmuz 2017 günü ise insan hakları savunucuları “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlaması ile tutuklanmıştı. 25 Temmuz 2017 tarihinde,aynı suçlamalarla karşı karşıya olan Nejat taştan ve Şeyhmus Özbekli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar.

6 Haziran 2017 günü İzmir’de düzenlenen bir operasyonla gözaltına alınan ve  9 Haziran’da, Türk Hükümetinin Temmuz 2016’da gerçekleştirilen darbe girişimin arkasında olmakla suçladığı Gülen hareketi mensubu olduğu iddiasıyla “terör örgütü üyesi olmak” suçlaması ile  tutuklan Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç’ın dosyası İstanbul 10 iddianemesine eklendi.

Dava, 25 Ekim 2017 günü sabah saat 10.00’da görülmeye başlandı ve gece yarısına kadar sürdü. Mahkemeye savunmalarını sunduktan sonra tüm insan hakları savunucuları serbest bırakıldı. Veli Acu ve Özlem Dalkıran’a yurtdışına çıkış yasağı konulurken Nejat Taştan ve Şeyhmus Özbekli’nin adli kontrol şartı kaldırıldı; fakat yurtdışına çıkış yasağı konuldu. Diğer tüm insan hakları savunucuları koşulsuz olarak serbest bırakıldı. Taner Kılıç davasının ilk duruşması 26 Ekim 2017'de İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinde gerçekleşti. Mahkeme, Kılıç’ın davasının İstanbul 10  davası ile birleştirilmesine ve tutukluluğunun devam etmesine karar verdi. Istanbul 10 ve Kılıç’ın davası 22 Kasım 2017 tarihinde görülecek.

Front Line Defenders, bu 10 cesur insan hakları savunucusunun serbest bırakılmasını memnuniyetle karşılamakla birlikte; yöneltilen suçlamaların Türkiye’de yalnızca insan haklarının savunulması için yaptıkları meşru ve barışçıl faaliyetlerle bağlantılı olduğuna inanarak suçlamaları kınamaktadır. Front Line Defenders, Türk makamlarına, İstanbul 10’un tamamen beraati ve Taner Kılıç’ın da serbest bırakılması ve beraati için çağrıda bulunmaktadır.

6 Temmuz 2017
Gözaltı Süresi Uzatıldı

6 Temmuz günü İstanbul Büyükada’da gözaltına alınan 8 insan hakları savunucusu ve 2 danışmanın gözaltı süresi 6 Temmuz’da 7 güne uzatıldı. Türkiye’deki Olağanüstü Hal kanunlarınca mahkeme karşısına çıkarılmadan azami gözaltı süresi 7 gün. 5 Temmuz’da Nalan Erkem, Şeyhmuz Özbekli, Özlem Dalkıran, İdil Eser, Veli Acu, Günal Kurşun, İlknur Üstün ve Nejat Taştan katıldıkları bir çalıştay esnasında gözaltına alındılar. Çalıştaya katılan iki danışman, Ali Gharawi ve Peter Steudtner da gözaltına alınanlar arasındaydı.

5 Temmuz 2017
Türkiye: 8 insan hakları savunucusu gözaltına alındı

6 Temmuz 2017 tarihinde 8 insan hakları savunucusu ve iki danışman İstanbul Büyükada’da gözaltına alındı. Nalan Erkem, Şeyhmuz Özbekli, Özlem Dalkıran, İdil Eser, Veli Acu, Günal Kurşun, İlknur Üstün ve Nejat Taştan bir çalıştay esnasında gözaltına alındılar. Çalıştaya katılan iki danışman, Ali Gharawi ve Peter Steudtner da gözaltına alınanlar arasındaydı. Ali Gharawi ve Peter Steudtner’ın hâlâ Büyükada Emniyet Müdürlüğü’nde tutulduğuna inanılıyor. Diğer 8 kişinin nerede olduğu ise henüz bilinmiyor.

Nalan Erkem, Şeyhmuz Özbekli ve Özlem Dalkıran, Avrupa’nın her yerinde barış, demokrasi ve sivil toplumu destekleyen Helsinki Yurttaşlar Derneği adına çalışmalar yürütmekteler. İdil Eser, Af Örgütü Türkiye’nin direktörü. Veli Acu ve Günal Kurşun, ülkedeki insan hakları ihlallerini izleyen İnsan Hakları Gündemi Derneği yönetim kurulunda yer alıyorlar. İlknur Üstün, cinsiyet eşitliği ve kamu hayatına kadın katılımını destekleyen Kadın Koalisyonu üyesi. Nejat Taştan, eşitliği savunan ve bağımsız seçim izleme gerçekleştiren Eşit Haklar İçin izleme Derneği’nin koordinatörü. Ali Gharawi ve Peter Steudtner ise insan hakları savunucuları ve kalkınma örgütlerini destekleyen Hollanda Kalkınma Örgütü HIVOS ile ortak çalışan danışmanlar.

5 Temmuz 2017 sabahı, Türkiyeli insan hakları savunucuları için Büyükada’daki Ascot Hotel’de düzenlenen çalıştaya polis baskını gerçekleştirildi. Tüm katılımcılar gözaltına alındılar. Danışmanlar Ali Gharawi ve Peter Steudtner’ın Büyükada’da tecritte tutulduğuna inanılıyor. Şimdiye kadar avukatların kendileri ile görüşmesine izin verilmedi. Diğer 8 insan hakları savunucusunun nerede olduğu henüz doğrulanamıyor, ancak Büyükada’dan İstanbul’da farklı karakollara götürüldükleri düşünülüyor.

Frontline Defenders, bu gözaltıların insan hakları savunuculuğu için yapılan çalışmalardan dolayı gerçekleştiğine inanmaktadır ve yukarıda belirtilen 8 insan hakları savunucusu ve 2 danışmanın tutuklanmasından büyük endişe duymaktadır.

Frontline Defenders, Türkiye yetkililerinden;

1. Yalnızca insan haklarını korumak amacıyla gerçekleştirdikleri meşru ve barışçıl çalışmaları nedeniyle alıkonulduklarına inanılan Nalan Erkem, Şeyhmuz Özbekli, Özlem Dalkıran, İdil Eser, Veli Acu, Günal Kurşun, İlknur Üstün, Nejat Taştan, Ali Gharawi ve Peter Steudtner’ın acil ve koşulsuz şekilde salıverilmesini;

2. Nalan Erkem, Şeyhmuz Özbekli, Özlem Dalkıran, İdil Eser, Veli Acu, Günal Kurşun, İlknur Üstün, Nejat Taştan, Ali Gharawi ve Peter Steudtner’ın fiziksel ve psikolojik bütünlük ve güvenliklerinin sağlanması için gerekli tüm tedbirlerin alınmasını;

3. Nalan Erkem, Şeyhmuz Özbekli, Özlem Dalkıran, İdil Eser, Veli Acu, Günal Kurşun, İlknur Üstün, Nejat Taştan, Ali Gharawi ve Peter Steudtner’ın gözaltında tutuldukları süre içerisinde yapılan muamelenin Birleşmiş Milletler’in 9 Aralık 1988 tarihli 43/173 No’lu Genel Kurul Kararınca kabul edilen “Herhangi Bir Biçimde Tutulan veya Hapsedilen Kişilerin Korunmasına Dair İlkeler Bütünü”ne uygun olmasını;

4. Derhal Nalan Erkem, Şeyhmuz Özbekli, Özlem Dalkıran, İdil Eser, Veli Acu, Günal Kurşun, İlknur Üstün, Nejat Taştan’ın gözaltı yerlerinin ailelerine ve avukatlarına bildirilmesini, acilen kendilerine sınırsız görüşme imkanı sunulmasını, Ali Gharawi ile Peter Steudtner’ın avukatlarına acilen ve sınırsız şekilde kendileriyle görüşme imkanı sağlanmasını;

5. Türkiye’deki insan hakları savunucularının hedef gösterilmesinin sonlandırılmasını ve yargı yoluyla baskı kurulması da dahil tüm kısıtlamalardan bağımsız ve misilleme endişesi gütmeden tüm koşullarda meşru insan hakları faaliyetlerini sürdürmelerinin güvence altına alınmasını talep etmektedir.