Back to top

Halkın Hukuk Bürosu üyesi on dört avukat tutuklandı

Durum: 
Tutuklandı
Vaka Hakkında

15 ile 17 Eylül tarihleri arasında, Halkın Hukuk Bürosu’ndan altı avukat İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı üzerine tutuklandı. 10 ila 14 Eylül tarihlerinde görülen duruşmaların ardından 14 Eylül’de Mahkeme, yaklaşık bir senedir tutuklu bulunan 17 avukatın tahliyesine karar verdi ve avukatlar ertesi gün sabah erken saatlerde tahliye edildi. Savcının karara itiraz etmesi üzerine 37. Ağır Ceza Mahkemesi aradan 24 saat geçmeden kendi kararından dönerek tahliye edilen avukatlardan 12’sinin yeniden tutuklanmasına karar verdi

Halkın Hukuk Bürosu Hakkında

halkin_hukuk.jpegHalkın Hukuk Bürosu üyesi ve insan hakları savuncusu olan avukatlar Didem Baydar, Şükriye Erden, Ayşegül Çağatay, Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, Zehra Özdemir, Yağmur Ereren, Engin Gökoğlu, Süleyman Gökten, Aycan Çiçek, Naciye Demir, Behiç Aşçı, Barkın Timtik ve Özgür Yılmaz, 20 Eylül 2017 günü  terör örgütüne üye olmak suçuyla tutuklandı. Avukatlar, Gezi Parkı protestoları sırasında bir polis memuru tarafından biber gazı kapsülü ile vurulan ve hayatını kaybeden Berkin Elvan, terörle mücadele operasyonu esnasında evi aranırken bir özel harekat polisi tarafından vurularak öldürülen Dilek Doğan davası gibi baktıkları önemli davalarla tanınıyorlardı. Ayrıca 15 Temmuz 2016 günü gerçekleşen başarısız darbe girişimi sonrası kanun hükmünde kararname ile işlerinden ihraç edilen ve açlık grevine başladıktan sonra tutuklanarak ceza evine konulan iki eğitimci Nuriye Gülmen ve Semih Özakakça’nın da temsilciliğini üstlenmişlerdi. Tutuklanmalar 2 eğitimcinin davalarının görülmeye başlanacağı günden 2 gün önce gerçekleşti.

18 Eylül 2018
Halkın Hukuk Bürosu avukatları yeniden tutuklandı

15 ile 17 Eylül tarihleri arasında, Halkın Hukuk Bürosu’ndan altı avukat İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı üzerine tutuklandı. 10 ila 14 Eylül tarihlerinde görülen duruşmaların ardından 14 Eylül’de Mahkeme, yaklaşık bir senedir tutuklu bulunan 17 avukatın tahliyesine karar verdi ve avukatlar ertesi gün sabah erken saatlerde tahliye edildi. Savcının karara itiraz etmesi üzerine 37. Ağır Ceza Mahkemesi aradan 24 saat geçmeden kendi kararından dönerek tahliye edilen avukatlardan 12’sinin yeniden tutuklanmasına karar verdi. Savcının diğer beş avukatın tahliyesine itirazı ise reddedildi. Böylece Yaprak Türkmen, Yağmur Ereren Evin, Didem Baydar Ünsal, Ayşegül Çağatay ve Zehra Özdemir’in tahliyesi onaylanmış oldu.

2017 yılının Eylül ayından Aralık ayına kadar olan dönemde, Halkın Hukuk Bürosu’ndan 17 avukat İstanbul Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı üzerine tutuklanmıştı. Tutuklanan 17 avukat, ikamet yerlerinden ve ailelelerinden uzakta, 7 farklı cezaevinde tutuluyordu. Aynı davada yargılanan 20 avukattan 17’si, DHKP-C’nin üst düzey yöneticilerinden aldıkları talimatları tutuklu, hükümlü bulunan veya dışarıda faaliyet gösteren örgüt mensuplarına iletmek suretiyle “terör örgütü üyesi olmak” ile suçlanırken 3 avukat ise “terör örgütü yöneticisi olmak” ile suçlanmıştı.

Halkın Hukuk Bürosu avukatlarının yargılandığı davanın duruşması 10 Eylül tarihinde başladı ve yargılanan avukatlar İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi önünde ifadelerini verdi. 14 Eylül’e kadar devam eden duruşmaların sonunda Mahkeme, tutuklu bulunan 17 avukatın tahliyesine karar verdi ve avukatlar ertesi gün sabah erken saatlerde tahliye edildi. Savcının karara itiraz etmesi üzerine 37. Ağır Ceza Mahkemesi kendi kararından dönerek tahliye edilen avukatlardan 12’sinin yeniden tutuklanmasına karar verdi.

Engin Gökoğlu, Aycan Çelik, Aytaç Ünsal, Behiç Aşçı ve Ahmet Mandacı, aynı gün gözaltına alınarak ifade vermek üzere 16 Eylül’de nöbetçi mahkemeye çıkarıldı. Beş avukat, duruşmanın ardından mahkeme tarafından tutuklandı. Duruşma sırasında salonda bulunan terörle mücadele şubesinden yaklaşık 20 polis memurunun salondan çıkarılması talebi mahkeme tarafından reddedildi. Duruşma salonunda bulunan polis memurları arasında soruşturma dosyasını hazırlayan ve ayrıca avukatlara karşı kötü muamelede bulunduğu iddia edilen polis memurları da yer alıyordu.

Hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı verilen avukatlardan biri olan Selçuk Kozağaçlı da 16 Eylül’de gözaltına alınarak 17 Eylül’de ifadesi alınmak üzere İstanbul Adliyesi’ne getirildi. Davaya bakan ve tahliye kararını veren 37. Ağr Ceza Mahkemesi başkanının raporlu olduğunun belirtilmesi üzerine duruşma 29. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı tarafından görüldü. 10 dakika süren duruşmanın ardından Selçuk Kozağaçlı tutuklandı. Selçuk Kozağaçlı’nın da tutuklanmasıyla birlikte bugüne kadar Halkın Hukuk Bürosu’ndan altı avukat yeniden tutuklanmış oldu. Altı avukat hakkında daha tutuklamaya yönelik yakalama kararı bulunuyor.

7 Eylül 2018
Tutuklu Halkın Hukuk Bürosu avukatları duruşmalara katılacak

5 Eylül 2018’de, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu Halkın Hukuk Bürosu avukatlarının 10 ile 14 Eylül arasında görülecek duruşmalara getirilmesine hükmetti. Tutuklu avukatlar, Mahkeme’nin duruşmaya getirilme taleplerini reddetmesi üzerine 3 Eylül günü açlık grevine başladıklarını duyurmuşlardı.

2017 yılının Eylül ayından Aralık ayına kadar olan dönemde, Halkın Hukuk Bürosu’ndan 17 avukat İstanbul Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı üzerine tutuklanmıştı. Tutuklanan 17 avukat hala ikamet yerlerinden ve ailelelerinden uzakta, 7 farklı cezaevinde tutuluyor. Yargılanan avukatlardan 17’si, DHKP-C’nin üst düzey yöneticilerinden aldıkları talimatları tutuklu, hükümlü bulunan veya dışarıda faaliyet gösteren örgüt mensuplarına iletmek suretiyle “terör örgütü üyesi olmak” ile suçlanırken 3 avukat ise “terör örgütü yöneticisi olmak” ile suçlanıyor.

İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi, yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan avukatların, bulundukları hapishanelerden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile ifadelerinin alınmasına karar vermişti. Tutuklu avukatlardan yalnızca İstanbul Silivri Cezaevi’nde tutulan Selçuk Kozağaçlı ve Yaprak Türkmen duruşmaya bizzat katılmasına hükmedilmişti. SEGBİS ile ifade vermeyi reddeden tutuklu avukatlar mahkemenin kararına itiraz etmişti. Ancak mahkeme, “yol masrafı, yol mesafesinin uzunluğu ve güvenlik” gerekçeleriyle yapılan itirazı reddetmişti. 3 Eylül 2018’de tutuklu avukatlar mahkemenin bu kararını protesto etmek amacıyla açlık grevine başladıklarını açıkladı. Avukatların bu kararını takiben, İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi, 5 Eylül’de verdiği kararla tutuklu avukatların duruşmaya bizzat getirilmelerine hükmetti. Halkın Hukuk Bürosu avukatlarının yargılandığı davanın duruşması, 10 ile 14 Eylül tarihleri arasında saat 10’da Bakırköy Adliyesi’nde zemin katta bulunan büyük duruşma salonunda görülecek.

Davada tutuksuz yargılanan bir avukat Bianet’e yaptığı açıklamada, SEGBİS uygulamasının “adil yargılanma hakkının önünde engel” oluşturduğunu ve sanığın kendisi hakkındaki suçlamalara hakim olma ve delillere doğrudan temas edebilme ile avukatına soru sorabilme imkanlarından mahrum edildiğini belirtmişti. Bunun yanı sıra SEGBİS uygulamasının “sanıksız savunmasız yargılamanın” önünü açtığını ve sanığın sadece kendisinin ifadesi esnasında mahkemeyi ufak ekrandan gördüğünü ve bağlantı kesilse de yargılamaya devam edildiğini belirtmişti.

29 Haziran 2018
Halkın Hukuk Bürosu davasında duruşmalar Eylül ayında görülecek

İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi, Halkın Hukuk Bürosu’ndan 20 avukatın yargılandığı dosyada iddianameyi 11 Nisan 2018 tarihinde kabul etti. İddianamede Halkın Hukuk Bürosu’nun DHKP-C’nin bir alt yapılanması olduğu iddia ediliyor. Mahkeme ayrıca duruşmaların 10 ila 14 Eylül tarihleri arasında saat 10’da Bakırköy Adliye’sinde görülmesine karar verdi.

2017 yılının Eylül ayından Aralık ayına kadar olan dönemde Halkın Hukuk Bürosu’ndan 17 avukat İstanbul Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı üzerine tutuklanmıştı. Halkın Hukuk Bürosu avukatları Selçuk Kozağaçlı, Ebru Timtik, Didem Baydar Ünsal, Ahmet Mandacı, Aycan Çiçek, Ayşegül Çağatay, Aytaç Ünsal, Behiç Aşçı, Engin Gökoğlu, Ezgi Çakır, Günay Dağ, Naciye Demir, Süleyman Gökten, Şükriye Erden, Yağmur Erener Evin, Yaprak Türkmen ve Zehra Özdemir “terör örgütü üyesi olmak” ile suçlanırken Oya Arslan, Barkın Timtik ve Özgür Yılmaz ise “Terör örgütü yöneticisi olmak” ile suçlanıyor. Tutuklanan 17 avukat hala ikamet yerlerinden ve ailelelerinden uzakta, farklı cezaevlerinde tutuluyorlar.

Eylül 2017’den beri Halkın Hukuk Bürosu’na 12 Eylül 2017, 18 Aralık 2017 ve 20 Nisan 2018 tarihlerinde üç kere polis baskını düzenlendi. Halkın Hukuk Bürosu’nun verdiği bilgiye göre 20 Nisan tarihli polis baskınında Halkın Hukuk Bürosu ile aynı apartmanda bulunan ancak büroyle ilişkisi olmayan 11 daire polis tarafından basıldı ve bazılarının kapısı kırıldı.

Yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan avukatlar mahkemenin verdiği karar uyarınca duruşmaya SEGBİS ile bağlanacaklar. Tutuklu avukatlardan yalnızca İstanbul Silivri Cezaevi’nde tutulan Selçuk Kozağaçlı ve Yaprak Türkmen duruşmaya bizzat katılacaklar. Tutuklu avukat Ahmet Mandacı, Cumhuriyet Gazetesi’ne gönderdiği mektupta “1 sene tutuklu kaldıktan sonra ilk defa mahkeme heyetini, duruşma salonuna 350 km uzakta, Edirne F Tipi Cezaevi’nin SEGBİS odasında yarım metrekarelik camekândan” görecek olmalarını eleştirdi. Ahmet Mandacı ayrıca diğer tüm avukatlara iddianame gönderilirken kendisine gönderilmediğini de ifade etti. Kendisi, 20 Eylül 2017 tarihinde adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış; ancak 10 gün sonra savcının talebiyle yeniden tutuklanmıştı.

Halkın Hukuk Bürosu avukatlarıyla beraber tutuklanan bir stajyer avukat ise yine Cumhuriyet Gazetesi’ne gönderdiği mektupta, “uygulanmayan sohbet hakkının uygulanmasını talep ettiği” ve “izolasyon politikasına karşı çıktığı” için hapishane yönetiminin kendisine 100 ay ziyaretçi yasağı cezası verdiğini belirtti. Yine aynı mektupta stajyer avukat, Avukat Selçuk Kozağaçlı ve Yaprak Türkmen’e uygulanan tecritin sona erdirilmesi için Adalet Bakanlığı’na, Silivri Hapishanesi Müdürlüğü’ne, savcılara ve mahkemelere dilekçe yazdığını; ancak bu konunun kendi sorumluluklarında olmadığı şeklinde cevaplar aldığını ifade etti. Ayrıca Selçuk Kozağaçlı’ya yazdığı mektupların Silivri Cezaevi tarafından kendisine iletilmediğini de belirtti. Avukat Selçuk Kozağaçlı ve Yaprak Türkmen tutuklandıkları Eylül 2017 tarihinden beri Silivri Cezaevi’nde tecrit koşullarında tutuluyor.

30 Mart 2018
Halkın Hukuk Bürosu avukatlarına karşı iddianame hazırlandı

27 Mart 2018 tarihinde, Halkın Hukuk Bürosu’ndan 20 tutuklu avukat için hazırlanan iddianame, İstanbul Başsavclığı, Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu Savcılığı tarafından tamamlanarak İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

İddianamede, Halkın Hukuk Bürosu’nun Türkiye tarafından terör örgütü olarak tanınan Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Cephesi (DHKP-C) terör örgütünün alt yapılanmalarından biri olduğu iddia edildi. İddianamede, ayrıca Halkın Hukuk Bürosu’nun DHKP-C’nin Merkezi Komite olarak bilinen üst yönetimimin talimatıyla kurulduğu ve mensuplarının üst düzey yöneticilerinin talimatları ile hareket ettikleri belirtildi.

Avukatlar, Selçuk Kozağaçlı, Ebru Timtik, Didem Baydar Ünsal, Ahmet Mandacı, Aycan Çiçek, Ayşegül Çağatay, Aytaç Ünsal, Behiç Aşçı, Engin Gökoğlu, Ezgi Çakır, Günay Dağ, Naciye Demir, Süleyman Gökten, Şükriye Erden, Yağmur Erener Evin, Yaprak Türkmen ve Zehra Özdemir’in DHKP-C’nin üst düzey yöneticilerinden aldıkları talimatları tutuklu, hükümlü bulunan veya dışarıda faaliyet gösteren örgüt mensuplarına ilettikleri belirtildi. Bu avukatlar “ Terör örgütü üyesi olmak” ile suçlanırken Avukatlar, Oya Arslan, Barkın Timtik ve Özgür Yılmaz “Terör örgütü yöneticisi olmak” ile suçlandı.

2017 yılının Eylül ayından Aralık ayına kadar olan dönemde Halkın Hukuk Bürosu üyesi birçok avukat İstanbul Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı üzerine tutuklanmıştı. Avukatlar, Türkiye tarafından terör örgütü olarak tanınan Devrim Halkın Kurtuluş Partisi (DHKP-C) üyesi olmakla suçlanmış ve tutuklandıktan sonra ikamet yerlerinden ve ailelelerinden uzakta bulunan farklı cezaevlerine gönderilmişlerdi.

6 Mart 2018
Halkın Hukuk Bürosu avukatlarına yönelik kötü muamele devam ediyor

26 Şubat 2018 tarihinde, Halkın Hukuk Bürosu tutuklu bulunan avukatlarından Süleyman Gökten’in Tekirdağ 1 No’lu Cezaevi’nde gardiyanlar tarafından darp edildiğini bildirdi.

Paylaşılan bilgilere göre, yaklaşık olarak 50 gardiyan, avukatın ve diğer tutukluların bulunduğu hücreye girerek içeride bulunan kişileri darp etti.

Halkın Hukuk Bürosu’ndan Süleyman Gökten’i ve darp edilen diğer tutukluları ziyaret eden bir avukat, hücrelerin son derece kötü durumda, bakımsız ve pis olduğunu bildirdi.

Tutuklu bulunan avukatların tutukluluk koşullarına bir başka örnek ise; 2 Mart 2018 tarihinde, Halkın Hukuk Bürosu üyesi ve Düzce T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan avukatlardan Ayçan Çiçek Cumhuriyet Gazetesi’ne bir mektup yazarak tutukluluk koşullarının son derece kötü olduğundan bahsetti. Kendisi, Halkın Hukuk Bürosu üyesi Ayşegül Çağatay ile birlikte cezaevine ilk getirildiklerinde konuldukları hücrede, su, masa sandalye, kaşık, çatal ve hatta yatak gibi gerekli hiçbir şeyin sağlanmadığını, koşulları protesto ettiklerinde ise tutuldukları hücreyi temizleyebilmeleri için bazı ekipmanların kendilerine sağlandığını belirtti. Avukat Yaprak Türkmen ve Avukat Selçuk Kozağaçlı ise halen tecritte tutuluyor.

Halkın Hukuk Bürosu, ayrıca tutuklu bulunan avukatlara yönelik olarak keyfi disiplin cezalarının uygulanmaya devam ettiğini, ziyaret yasağı getirildiğini ve kitaplara erişimin engellendiğini belirtti.

2017 yılının Eylül ayından Aralık ayına kadar olan dönemde Halkın Hukuk Bürosu üyesi birçok avukat İstanbul Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı üzerine tutuklanmıştı. Avukatlar, Türkiye tarafından terör örgütü olarak tanınan Devrim Halkın Kurtuluş Partisi (DHKP-C) üyesi olmakla suçlanmış ve tutuklandıktan sonra ikamet yerlerinden ve ailelelerinden uzakta bulunan farklı cezaevlerine gönderilmişlerdi.

4 Aralık 2017
Halkın Hukuk Bürosu avukatlarının aile üyesi gözaltına alındı

29 Kasım 2017 tarihinde, tutuklu avukatlardan Ebru Timtik ve Barkın Timtik’in teyzesi Sultan Kaya “terör propagandası yapmak” suçlamasıyla gözaltına alındı. Kendisi, İstanbul Çağlayan Adliyesi önünde oturma eylemi başlatarak “Çocuklarım Ebru ve Barkın Timtik’i serbest bırakın. Avukatlara özgürlük” yazılı bir pankart açmış ve polis tarafından gözaltına alınmıştı. Sultan Kaya, Cumhuriyet Başsavcılığına iddianamenin bir an önce hazırlanması ve duruşma tarihinin derhal belirlenmesi için dilekçe veren tutuklu Halkın Hukuk Bürosu üyesi avukat ve insan hakları savunucularının aile üyeleri arasındaydı.

20 Eylül 2017 günü, Halkın Hukuk Bürosu’ndan 14 avukat Didem Baydar, Şükriye Erden, Ayşegül Çağatay, Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, Zehra Özdemir, Yağmur Ereren, Engin Gökoğlu, Süleyman Gökten, Aycan Çiçek, Naciye Demir, Behiç Aşçı, Barkın Timtik ve Özgür Yılmaz, 12 Eylül 2017 tarihide gözaltına alındıktan sonra Türkiye tarafından terör örgütü olarak tanınan DHKP-C üyesi olmakla suçlanmıştı.  Aynı tarihte gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan Avukat Ahmet Mandacı  ise 30 Eylül 2017 günü tekrar tutuklanmıştı.

Tutuklu avukatlar, Gezi Parkı protestoları sırasında bir polis memuru tarafından biber gazı kapsülü ile vurulan ve hayatını kaybeden Berkin Elvan, terörle mücadele operasyonu esnasında evi aranırken bir özel harekat polisi tarafından vurularak öldürülen Dilek Doğan davası gibi baktıkları önemli davalarla tanınıyorlardı. Ayrıca, 15 Temmuz 2016 günü gerçekleşen başarısız darbe girişimi sonrası bir Kanun Hükmünde Kararname ile işlerinden ihraç edilen ve açlık grevine başladıktan sonra tutuklanarak ceza evine konulan iki eğitimci Nuriye Gülmen ve Semih Özakakça’nın da temsilciliğini üstlenmişlerdi.

3 Kasım 2017 günü, Halkın Hukuk Bürosu, Tekirdağ 2 No’lu Cezaevinde tutuklu bulunan Avukat Engin Gökoğlu’nun cezaevi görevlileri tarafından işkenceye maruz kaldıktan sonra ameliyat olması gerektiği bilgisini paylaşmıştı. Kendisi şu anda bir hücrede tutuluyor ve ameliyat olmayı bekliyor, ayrıca  kişisel eşyalarının hiçbirisine erişimi sağlanmıyor.

6 Kasım 2017 günü, Büro, tutuklu avukatlara yönelik bazı adaletsiz uygulamaların gerçekleştiğini de bildirdi. Büroya göre, insan hakları savunucularının dilekçeleri cevaplanmıyor ve hapishane yönetimleri tarafından ilgili makamlara da gönderilmiyor. Bolu T Tipi Cezaevinde tutulan ve tutuklu 14 avukattan biri olan Barkın Timtik, kendisine verilen bir aylık görüş yasağı cezasına bir dilekçeyle itiraz ettiği halde dilekçesi hiçbir şekilde ilgili makama ulaştırılmadığı için cezası itiraz gerçekleştirmediği gerekçe gösterilerek onandı. Barkın Timtik ve kendisiyle birlikte aynı cezaevinde tutuklu bulunan 2 meslektaşı, cezaevinde izin verilen kitap sayısı ve bazı siyasi dergilere getirilen yasaklar olmak üzere bir dizi kısıtlama ile karşı karşıyalar. Tutuklu bulunan bütün avukatlara ilişkin dosyada ise gizlilik kararı mevcut ve soruşturmaya ilişkin hiçbir bilgi de verilmiyor. Avukat Ahmet Mandacı ve meslektaşı Özgür Yılmaz tutukluluklarının başlangıcından bu yana tecritte tutuluyorlar.

Front Line Defenders, Türkiye’de başkalarının haklarını savunmak üzere gerçekleştirdikleri barışcıl faaliyetlerinin bir sonucu olarak insan hakları savunucularına yönelik devam eden taciz ve tutuklamaları kınamaktadır.

7 Kasım 2017
Tutuklu bulunan Halkın Hukuk Bürosu avukatlarına karşı haksız Uygulamalar

6 Kasım 2017 tarihinde, Halkın Hukuk Bürosu, tutuklu meslektaşlarının dilekçelerinin keyfi ve adaletsiz şekilde ele alındığını bildirdi. Büroya göre insan hakları savunucularının dilekçeleri cevaplanmıyor ve hapishane yönetimleri tarafından ilgili makamlara da gönderilmiyor. Bolu T Tipi Cezaevinde tutulan ve tutuklu 14 avukattan biri olan Barkın Timtik, kendisine verilen bir aylık görüş yasağı cezasına bir dilekçeyle itiraz ettiği halde dilekçesi hiçbir şekilde ilgili makama ulaştırılmadığı için cezası itiraz gerçekleştirmediği gerekçe gösterilerek onandı. Barkın Timtik ve kendisiyle birlikte aynı cezaevinde tutuklu bulunan 2 meslektaşı, cezaevinde izin verilen kitap sayısı ve bazı siyasi dergilere getirilen yasaklar olmak üzere bir dizi kısıtlama ile karşı karşıyalar. Tutuklu bulunan bütün avukatlara ilişkin dosyada ise gizlilik kararı mevcut ve soruşturmaya ve suçlamalara ilişkin hiçbir bilgi de verilmiyor.

Diğer avukatlardan 10 gün sonra tutuklanan Halkın Hukuk Bürosu’ndan Ahmet Mandacı ve 20 Eylül 2017 tarihinde tutuklanan meslektaşı Özgür Yılmaz ise tutuklandıklarından bu yana tecritte tutuluyorlar.

Halkın Hukuk Bürosu’ndan 14 avukat 20 Eylül 2017 tarihinde İstanbul Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı üzerine tutuklanmıştı. Avukatlar, Türkiye tarafından terör örgütü olarak tanınan Devrim Halkın Kurtuluş Partisi (DHKP-C) üyesi olmakla suçlanmıştı. Avukatlar, ikamet yerlerinden ve ailelelerinden uzakta bulunan farklı cezaevlerine gönderildiler.

Avukatlardan Behiç Aşçı ve Aytaç Ünsal Burhaniye T Tipi, Şükriye Erden ve Didem Ünsal Karabük T Tipi, Naciye Demir, Barkın Timtik ve Zehra Özdemir Bolu T Tipi, Yağmur Evin ve Ebru Timtik Balıkesir T Tipi, Ayşegül Çağatay, ve Aycan Çiçek Düzce T Tipi, Özgür Yılmaz ve Ahmet Mandacı Edirne F Tipi, Süleyman Gökten Tekirdağ 1 No’lu ve Engin Gökoğlu Tekirdağ 2 No’lu Cezaevlerine gönderildi.

 

 

27 Eylül 2017
Halkın Hukuk Bürosu üyesi on dört avukat tutuklandı

12 Eylül 2017 günü gözaltına alınan on altı avukattan ondördü, 20 Eylül 2017 günü “terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla tutuklandı.

Acil Eylem Çağrısını İndir (PDF)

Halkın Hukuk Bürosu üyesi ve insan hakları savuncusu olan avukatlar Didem Baydar, Şükriye Erden, Ayşegül Çağatay, Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, Zehra Özdemir, Yağmur Ereren, Engin Gökoğlu, Süleyman Gökten, Aycan Çiçek, Naciye Demir, Behiç Aşçı, Barkın Timtik ve Özgür Yılmaz, 20 Eylül 2017 günü  terör örgütüne üye olmak suçuyla tutuklandı. Avukatlar, Gezi Parkı protestoları sırasında bir polis memuru tarafından biber gazı kapsülü ile vurulan ve hayatını kaybeden Berkin Elvan, terörle mücadele operasyonu esnasında evi aranırken bir özel harekat polisi tarafından vurularak öldürülen Dilek Doğan davası gibi baktıkları önemli davalarla tanınıyorlardı. Ayrıca 15 Temmuz 2016 günü gerçekleşen başarısız darbe girişimi sonrası kanun hükmünde kararname ile işlerinden ihraç edilen ve açlık grevine başladıktan sonra tutuklanarak ceza evine konulan iki eğitimci Nuriye Gülmen ve Semih Özakakça’nın da temsilciliğini üstlenmişlerdi. Tutuklanmalar 2 eğitimcinin davalarının görülmeye başlanacağı günden 2 gün önce gerçekleşti.

11-12 Eylül 2017 günü gece yarısı polis İstanbul ve Ankara’da bulunan Halkın Hukuk Bürosu ofislerine ve üye avukatların evlerine baskın düzenledi. Gözaltına alınan avukatlar Behiç Aşçı, Barkın Timtik, Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, Naciye Demir, Ezgi Çakır, Süleyman Gökten, Didem Baydar Ünsal, Ayşegül Çağatay, Şükriye Erdem, Engin Gökoğlu, Özgür Yılmaz, Ahmet Mandacı, Yağmur Ereren, Zehra Özdemir ve Aycan Çiçek 20 Eylül 2017 tarihinde ifadeleri alındıktan sonra tutuklanma talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Ahmet Mandacı and Ezgi Gökten serbest bırakılırken diğer avukatlar “terör örgütüne üye olmak” suçundan tutuklandı.

Avukatlar, Türkiye’nın farklı illerinde bulunan cezaevlerine gönderildiler. Avukatlardan Behiç Aşçı ve Aytaç Ünsal Burhaniye T Tipi, Şükriye Erden ve Didem Ünsal Karabük T Tipi, Naciye Demir, Barkın Timtik ve Zehra Özdemir Bolu T Tipi, Yağmur Evin ve Ebru Timtik Balıkesir T Tipi, Ayşegül Çağatay, ve Aycan Çiçek Düzce T Tipi, Özgür Yılmaz Edirne T Tipi, Süleyman Gökten Tekirdağ 1 No’lu ve Engin Gökoğlu Tekirdağ 2 No’lu cezaevlerine gönderildi.

Türkiye’de halen devam etmekte olan Olağanüstü Hal döneminde Kanun Hükmünde Kararname  ile 140.000’den fazla memur ihraç edilirken insan hakları savuncuları, avukatlar, gazeteciler akademisyenler, entelektüeller ve daha fazlası tutuklandı ve terör örgütleriyle bağlantılı olmakla suçlandı.

Front Line Defenders avukatlar Didem Baydar, Şükriye Erden, Ayşegül Çağatay, Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, Zehra Özdemir, Yağmur Ereren, Engin Gökoğlu, Süleyman Gökten, Aycan Çiçek, Naciye Demir, Behiç Aşçı, Barkın Timtik and Özgür Yılmaz’a yapılan suçlamalara ilişkin endişe duymakta ve bu kişilerin tutuklanmasını insan haklarının savunulmasına ilişkin sürdürdükleri meşru ve barışcıl faaliyetlerle ilişkili olduğuna inanmaktadır.

Front Line Defenders Türkiyeli Yetkililere:

 

1. Front Line Defenders tarafından yalnızca insan haklarına ilişkin sürdürdükleri meşru ve barışcıl faaliyetleri dolayısıyla tutulduklarına inanılan Avukatlar Didem Baydar, Şükriye Erden, Ayşegül Çağatay, Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, Zehra Özdemir, Yağmur Ereren, Engin Gökoğlu, Süleyman Gökten, Aycan Çiçek, Naciye Demir, Behiç Aşçı, Barkın Timtik ve  Özgür Yılmaz’ı derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması;

 

2. Avukatlar Didem Baydar, Şükriye Erden, Ayşegül Çağatay, Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, Zehra Özdemir, Yağmur Ereren, Engin Gökoğlu, Süleyman Gökten, Aycan Çiçek, Naciye Demir, Behiç Aşçı, Barkın Timtik ve  Özgür Yılmaz’ a yönelik bütün suçlamaların derhal  düşürülmesi:

3. Psikolojik ve fiziksel bütünlüğünün korunması ve güvenliklerinin sağlanması için gerekli bütün önlemlerin alınmasının garanti edılmesi:

4. Türkiye’deki bütün insan hakları savuncularının korku duymaksızın engel ve misillemelerle karşılaşmaksızın her koşulda meşru olarak insan haklarına ilişkin faaliyetlerini sürdürebilmesinin garanti altına alınması çağrısında bulunmaktadır.